Ve O Gün Geldiğinde…

(Arkaplanda dinlemeniz için müzik) Ve o gün geldiğinde değil “Ve o gün geldi”. Blog yazmak zor iş, aslında pek zor değil oturunca kelimeler bir an kafanızda canlanıyor ve yazamaya başlıyorsunuz. Bende 2 gün önce Regaip Kandili’nin olduğu akşam bu yazı, camii de aklıma geldi. 3 ayların başlangıcı, niye benim için yeni bir başlangıç olmasın dedim. Herkes için bir başlangıç günü vardır. Birisi için yeni bir işe başlamak, birisi için evlilik, birisi için yıl başı. Benim için bu Regaip Kandili oldu. “Niye yani, sebebi ne?” diye soracak olursanız, camiiler benim için kendimi en rahat hissettiğim yer oldu. Size nasıl açıklasam? Açıklayamıyorum ama insanın kendi için çok rahat böyle huzurlu hissettiği mekanlar yerler olur ya işte camiilerde benim için öyle yerler. Aslında bunun sebebi dua olabilir. Saatlerce camiide kal, dua et, kimse sana ne yapıyorsun demez. Bununla birlikte istediğin her şeyi Allah’a anlat; dertlerini, istediklerini, şükürlerini yani Allah seni yargılamayacaktır ve senin için en hayırlı ve afiyetli olanı verecektir. Bunu bildiğim için; biliyorum camii bir ibadet yeri, taslakta baksak bir bina ama önemli olan oranın bana neyi hatırlattığı ve ne hissettirdiği. İnsanız sonuçta bazı şeyleri durmadan hatırlamamız ve tekrar etmemiz gerekiyor yoksa unutuyor ve uzaklaşıyoruz. Mesela namaz, tamam bir ibadet Allah’a kulluk görevimizi yapıyoruz ama olaya hiç şu yönden baktınız mı, günde 5 defa Allah size kendini hatırlatıyor. Bu size neyi ifade ediyor hiç düşündünüz mü? Bazı şeyleri hatırlayıp bazı şeylerden uzak durmayı bazı şeyleri de yapmamız gerektiğini hatırlıyoruz. Namaz

olmadan da hatırlayan insanlar olabilir. Doğru olabilir ama bu din tek kişiye değil tüm insanlığa indirildi. O yüzden bir kişiye özel din olabilir mi? Adalet dediğimiz bu oluyor. Şimdi ben giriş yapacağım diye yine olayı uzatıp 250 kelime üstüne çıkmışım. Şimdi asıl olaya dönelim.Yeni bir başlangıç yapalım deyip bazı maddeler oluşturdum kendime. Önümüzdeki aylarda bunları tam olarak gerçekleştirmeye çalışacağım. Tabi ki bir liste hazırladım ve bu liste alttaki maddelerden oluşuyor. İnşallah 3 ayın sonunda hepsi benim bir parçam olur. Uzaya giden mekik gibi Traposfer’den çıkana kadar bana eşlik edip sonrasında parça parça, yolda benden ayrılmazlar 🙂

Bu maddeler aslında hepsi kapalı bir kutu, spor derken her gün koşu yapmak ve sağlıklı bir vücut için çabalamak, ibadet derken farz ibadetleri düzenli olarak yerine getirmek ve sünnetleri kendime alışkanlık olarak edinebilmek, beslenme olayında ise çok fazla abur cubur değil de sağlıklı yiyecekler yeyip dengeli yemek, çalış başlığı ise işlerini zamanında ve düzenli olarak yap, elinden gelenin en iyisini yapmaya çalış, ve yaptığın işten zevk almaya çalış, son olarak alttaki kısımda belirtmedim amainsanları mutlu etki sende mutlu olasın 🙂 Bu güne kadar Allah’a şükür babadan gelme bir çalışkanlık isteği var ama bir taraftandan tebelliğim olmuyor değil. Bu tembellik kısmını sıfıra çekmek gerçekten zor biliyorum ama en azından azaltabildiğim kadar azaltmak istiyorum. İnşallah istediğimi gerçekleştirebilme yolunda sabırlı ve azimli olabilirim. Şimdilik bu kadar. Sevgiyle kalın, hoşçakalın. Allah’a Emanet 🙂

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir